Ticari hayatın hızı, uyuşmazlıkların da hızlı çözülmesini gerektirir. Türk Ticaret Kanunu uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri bakımından ticari davalarda arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Bu zorunluluk, ticari uyuşmazlıkların önemli bir bölümünü kapsar.
Başlıca Ticari Uyuşmazlık Türleri
- Mal ve hizmet satımından doğan ödenmemiş fatura ve cari hesap alacakları
- Bayilik, distribütörlük ve franchise sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar
- Tedarik ve çerçeve sözleşmelerine aykırılıktan doğan tazminat talepleri
- Taşıma, lojistik ve depolama sözleşmelerinden doğan alacaklar
- Kambiyo senetlerine (çek, bono) dayalı alacak talepleri
- Şirketler hukukundan doğan ortaklar arası mali uyuşmazlıklar
- Rekabet yasağı ve haksız rekabetten kaynaklanan tazminat istemleri
- Fikri ve sınai haklara ilişkin parasal talepler
Ticari Uyuşmazlıkta Arabuluculuğun Avantajı
Ticari davalar çoğu zaman bilirkişi incelemesi gerektirir ve bu da yargılamayı uzatır. Arabuluculukta taraflar, ticari gerçekliği en iyi bilen kişiler olarak masaya oturur ve çözümü kendileri kurgular. Vadeli ödeme planı, mahsuplaşma, mal ile ödeme ya da ticari ilişkinin yeni koşullarla sürdürülmesi gibi bir mahkeme kararında yer alamayacak esnek çözümler arabuluculukta mümkündür.
Ayrıca ticari itibar açısından gizlilik büyük önem taşır. Arabuluculuk görüşmeleri gizlidir; uyuşmazlığın varlığı ve içeriği kamuya yansımaz. Böylece taraflar hem sorunu çözer hem de piyasadaki konumlarını korur.
Sürecin Sonu
Anlaşmaya varılması hâlinde düzenlenen belge, icra edilebilirlik şerhiyle birlikte ilam niteliği kazanır ve doğrudan icraya konulabilir. Anlaşma sağlanamazsa taraflar son tutanakla birlikte dava yoluna gidebilir.